Hakan Ömer Gider
|
Konu başlığı bu aralar eğitimlerimde çok söylediğim bir konu… Uzmanı değilim, neden Latincesi böyle yazılıyor bilemiyorum ama Carpe Diem sözünün bana hatırlattığı ve sözlük karşılığı olarak bildiğim tek şey “günü yaşamak”. Bizim sadece satışta değil hayatımızın her alanında özen göstermemiz gereken bir konu.
Nedir günü yaşamak? Genelde herhangi bir ortamda ya da bir iş sırasında o andaki durumu değerlendirmek, durumdan keyif almak yerine geçmişi ya da yarını düşünerek hayıflanırız. İşte bu söz bizlere günü yaşamamız gerektiğini hatırlatıyor. Günü yaşamak, içinde bulunduğumuz durumun kötülükleri ile üzülmek yerine güzelliklerini görmek ve zamanı an ve an yaşamak…
Carpe Diem sözü satışçılar için de çok önemlidir. Satışçılara Carpe Diem yapabilmenin ipuçlarını veriyorum:
1. Müşteri ile yaptığınız görüşme anında o andaki satışa odaklanın, bir sonraki randevu ya da dün yaptığınız görüşmedeki bir hatayı artık düşünmeyin.
2. Satış görüşmesi kapıdan girişteki selamlamadan, çıkıştaki vedalaşana kadar geçen süreyi kapsar. Müşteri ile görüşmenin her anında tam konsantre olarak toplantıyı sürdürmek önemlidir.
3. Müşterinin yanındayken çok acil olmayan hiçbir telefona cevap vermeyip, dikkatini bozacak bir şey ile uğraşmamalı.
4. Gelecek haftanın randevularını almadan önce mutlaka içinde bulunduğu haftanın çalışmalarını tamamlayıp, yapılacak işler tablosunu hazırlamalı, daha sonra gelecek haftanın çalışmasına başlamalı,
5. İlk defa bir seri görüşme yapmak için gittiği yeni bir şehrin, sorunlarını, insanların ilgisiz davranışlarını düşünmek yerine, çok olmasa da güzelliklerini, yeni kişi ve yer tanımanın mutluluğunu yaşayarak içinde bulunduğu ortamı negatif düşünceler ile değerlendirmemeli,
6. Kriz yaşıyoruz, durgunluk var, batıyoruz nidaları ile ağlamak yerine, günceli yaşayıp, yeni ve farklı kurtuluş reçeteleri bulma yoluna gidebiliriz.
Fenerbahçe’ye tekrar dönen meşhur teknik adam Daum’un söylediği gibi sevinci de üzüntüyü de bir gün yaşamalıyız. Ertesi gün, yirmi dört saat sonra yine kendimize bakıp, kaldığımız yerden devam etmeliyiz.
Hadi şimdi ödeme ya da tahsilat takvimindeki tarihler ile değil, günlük takvim de yapmamız gereken işlere bakarak, hayıflanmadan, mız mız yapmadan, “bir an önce şu tarih gelsin”, “bu tarih olsun” diye söylenmeden, içinde bulunduğumuz ortamın iyiliklerini ve kötülüklerini bir potada eriterek, her saati dakikayı ve saniyeyi ziyan etmeden sonuna kadar yaşayalım… İster satarken ister satın alırken, hiç fark etmez.
Bana her konuda yazabilirsiniz. Tek yapmanız e-posta atmanız. Bu arada, eğitimlerim ve çalışmalarımla ilgili bilgi isteyenler www.hakanomergider.com sitesine göz atabilirler.
Unutmayın, “Satış Kumar Değildir, Profesyonel Destek Gerekir”
Kaynak:yenibiris.com